.
  Haber Metni
 

Yıllardır beklenen kitap da yayınlandı. Yazar Yatağanbaba’nın 12.Kitabı olan bu eseri, Cem Karaca hakkındaki “ilk Yorum Kitabı” özelliğini de taşıyor…

 

Biz şunu bilir, şuna inanırız: “Vefa”sı olmayanın “İman”ı da olmaz! Çünkü vefa, imanın göstergesidir… “Vefasız” insanlarda bir “ruh bozukluğu” vardır… İnsanlar ruh hastası olunca, Siyaset de Basın da ruh hastası olur / ruhsuzlaşır… Türk Basını’nın durumu da farklı değildir!

 

 

> SADCECE “HABERTÜRK”, “ŞOK” ve

E-GAZETE “DÖNENCE” HATIRLADI!

 

Cem Karaca’nın Anma Törenleri bu sene de “çok sönük” geçti… Hatta “sönük geçeceği” de biliniyordu… Bunu Kocaeli’de “Türk Kültürü’nün Karbon Kâğıdı: Barış Manço” Konferansım’ı izlemek için Ahmet Aykan ile birlikte İstanbul’dan gelen Barış Manço Korosu Şefi Kamuran Sağol söz aldı ve şöyle ifade etti:

 

Ayın 8’inde Cem Karaca’yı mezarı başında anacağız, her zaman olduğu gibi mezarının başında 20 kişi bile olmayacak!

 

Anma Törenleri’nde hayranlarının tutumu bu iken, peki Basın’da durum ne? Onu, bu tür müziğin en tanınan Gazetecisi’nden okuyalım:

 

Görebildiğim kadarıyla bir tek Haber Türk gazetesinin 1/4 sayfayla andığı, ekranda değil bir şarkısını, tek bir ‘nota’sını daha duyamadığım sevgili Cem Karaca’yı aramızdan ‘fiziken’ ayrılışının 6. yılında Şok gazetesindeki 14 Şubat tarihli müzik sayfamda anmaya çalıştım… Ve tabi ki siz Barış ve Cem’severlerle paylaşmak istedim… Saygılarımla… (Hulusi Tunca / Facebook – 13 Şubat 2010)

 

Hulusi Tunca’nın doğal olarak haberi yoktur ama Yatağanbaba’nın Siyaset-Müzik-Din-Kitap ile ilgili konulardaki faaliyetlerini kaydeden günlüğü olan ve de “gazete formatı”nda yayınlanan E-Gazetemiz “Dönence”de de biz değişik bağlamlarda Cem Karaca’yı bütün yıl boyunca anıyoruz…

 

 

> 6.VEFAT YILDÖNÜMÜ’NE YETİŞTİRİLEN VEFA: KİTAP

 

Cem Karaca’nın vefatının 6.yılının “en önemli olayı” ise kuşkusuz “Yatağanbaba Cephesi”nde yaşandı… Çünkü 4 yıldır üstünde çalıştığım Cem Karaca Kitabım, B.A.R.K Grubu’nun organize ettiği ve İstanbul ile Kocaeli’yi kapsayan 5 günlük “Yatağanbaba Marmara Programı”nın ilk günü olan 3 Şubat’ta Denizli’den rötarlı da olsa uçakla İstanbul’a gittim, İstanbul’a ayak bastığım gün de, işte bu 4 yıldır üstünde çalıştığım “Allah Hepinize Böyle Dönekilği Nasip Etsin” adlı Cem Karaca Kitabım yayınlandı…

 

“4 yıldır üstünde çalıştığım” diyorum ama aslında bu kitap 20’li yaşlarımdan beri çilesini çektiğim bir kitap… Benim çocukluğumun ve delikanlılığımın bir bölümü Almanya’da Stuttgart’a bağlı Nagold Kasabası’nda ve de Denizli’ye bağlı Yatağan Kasabası’nda geçti… O dönemlerden bir anımı sizinle paylaşacağım ki, “Allah Hepinize Böyle Dönekliği Nasip Etsin” adlı bu kitabım, “nerelerden ve hangi zorluklardan süzülüp gelmiş” anlayabilin:

 

 

> CEM KARACA YÜZÜNDEN KAHVEDE DAYAK YİYECEKTİM!

 

Facebook Arkadaşım Ahmet Aykan (İstanbul) profilinde Cem Karaca’nın “Kahya Yahya” adlı şarkısını paylaşmıştı. Videoyu izleyince yıllar önceki anılarım canlandı ve onları videonun altındaki “Yorum” bölümüne yazdım:

 

Bu şarknın birinci olduğu Altın Güvercin Yarışması’nı köy kahvesinde televizyondan izledik. Kanalı değiştirmek istediler 19 yaşın verdiği ateşle itiraz ettim. “Bu da bunlarla aynı yolun yolcusu” diyerek kahvede aşağılayıcı sözler söyleyenler oldu bana. O sırada “bırakın çocuğu seyretsin” dedi kahvenin sahibi. Cem Karaca birinci olunca bana kızanlar ve Cem Karaca’ya sövenler “ses tamam, söyleyiş tamam, birincilik hakkı ama şarkıda ‘İstanbul’dan neler ummuşum’ diyor, Türkiye’den kaçmadan önceki ilgiyi bekliyor, biz de ona ‘nah var sana öyle o eski ilgi’ diyoruz” diye, gene de kızdılar… “Zor iş”ti bu Ülke’de Cem Karaca’yı dinlemek, “kahvede ve sokakta dayak ve küfür yemek riski” hep vardı… (06 Eylül 2009-Ahmet Aykan Facebook-İstanbul Sayfası)

 

Suçlamaya dikkat ettiniz mi? Ne diyorlardı? “Bu da aynı yolun yolcusu”… Onlara göre Cem Karaca’nın Yolu “yanlış yol” çünkü…

 

 

> “KAŞARLANMIŞ SOLCULAR” ve “YOL-AKIL BİRLİĞİ!”

 

Oysa ki mesele “Türkiye” ise, o “yol zaten bir tane” değil mi, be hey Sağcı-Solcu Tostu’nun arasında erimiş Kaşar Peynirleri?!!!

 

Bir insan Sağcı da olabilir Solcu da… Fakat “Solcu” başka “Kaşarlanmış Solcu” başka… “Sağcı” başka “Kaşarlanmış Sağcı” başka…

 

Sağ da sol da “Türkiye için” çalışmıyor mu? Daha doğrusu “bu ideolojilerin amacı bu olmalı” değil mi?

 

Evet öyle olmalı. Bu bakımdan Cem Karaca “Yol bir akıl bir” diyor. (Allah Yar Şarkısı-İlahisi / Bindik Bir Alamete Albümü) Bu bakımdan Cem Karaca “iki gözüm bu işin yok Sağı-Solu” diyor. (Karabağ Şarkısı / Nerde Kalmıştık Albümü)

 

İşte “Allah Hepinize Böyle Dönekliği Nasip Etsin” adlı bu Cem Karaca Kitabımız’ın altına imzamızı, çocukluğumuzdan / delikanlılığımızdan bu yana itilip-kakılmayı / horlanıp-aşağılanmayı / dayak yemeyi göze alarak imzaladık…

 

 

> “AKLIMDAN ZORUM” YOK “VEFA BORCUM” VAR!

 

Diyebilirsiniz ki “değecek mi buna”… Görünen o ki değmeyecek… Çünkü ben “Yazar Yatağanbaba” Kervanı’nı “Siyaset” içerikli kitaplarımın satışı ile yürütüyorum… Ben daha önce yazdığım “Barış Manço Kitapları”nın da satmayacağını biliyordum. Ha, yayınlanmış 10 Barış Manço Kitabı içinde daha Türkiye Dağıtımı bile yapılmamışken en hızlı satılan ve de Konferanslar’a konu olup gündem olan sadece benim yazdığım iki Barış Manço Kitabı’dır ama Barış Manço’nun sağlığında Albümleri kaç satıyordu ki, öldükten sonra hakkında yazılan kitap / kitaplar kaç tane satacak?

 

Aynı durum Cem Karaca için de geçerli… Cem Karaca’nın sağlığında yayınladığı Albümler kaç satıyordu ki öldükten sonra hakkında yazılan kitap / kitaplar kaç tane satacak? Ve biz biliyoruz ki, internette ve orda-burda “Cem Karaca” hakkında ha bire ahkam kesenler de bu kitabı desteklemeyecek… Tıpkı Cem Karaca’yı ve albümlerini sağlığında bir köşeye attıkları gibi bu kitaba da aynı muameleyi yapacaklar! Nitekim “bunlar bu işi sahiplenir” diye 4 kişiye kitabı haber verdim, inanır mısınız şu ana kadar içlerinden sadece Devrim Altanay destek oldu… Diğerleri destek olur veya olmaz umurumuzda değil. Biz sadece “samimiyetlerini” ölçmek istedik… Zaman gösterecek, “Cem Karaca ile ilgili bu hizmet”in neresinden ve nasıl tutacaklarını…

 

E öyleyse, bunun bize bir “ticari dönüşü” söz konusu değilse, mesleği Yazarlık olan yani profesyonel / geçimi kitap satışlarından olan biri neden yazar Cem Karaca’yı? Aklından zoru mu vardır? Hayır! “Aklından zoru” yoktur ama “vefa borcu” vardır! Ben Barış Manço Kitaplarım’ı neden yazdıysam, Cem Karaca Kitabımı da ondan yazdım. Hele hele ilk Barış Manço Kitabım’a, piyasa şartlarına göre fiyatı emsallerinde olduğu gibi 15 TL olması gerekirken 5 TL satış fiyatı koydum!

 

Bunu hem “vefa” için yapıyoruz, hem de “Yeni Nesiller’e örnek olsun / cesaret versin” diye… Çünkü Yeni Nesil Cem Karaca’yı tanımıyor. Çünkü tek yapılan genelde internette, özelde ise Facebook’ta ordan buradan fotograflarını bulup, üstüne de Cem Karaca’nın müziğini koyup derme-çatma klipler hazırlayıp-yayınlamaktan ibaret…

 

 

> CEM KARACA’NIN VERDİĞİ MÜCADELEYİ

VERMİYOR, İŞİN KOLAYINA KAÇIYORLAR!

 

Bir de işin garibi, insanlar işin hep kolayına kaçıyor. Cem Karaca hakkında yazılan kitaplar hep Biyografi ve Anı kitapları… Onlar da gerekli ama öleli 6 yıl olmuş, bir tek “Yorum” Kitabı yok! “Bu adam şarkılarında ne anlatmak istedi, şarkı sözlerinin açılım nedir” diye kimse kafa yormak istemiyor… Cem Karaca’yı yakından tanıyanlar bunları neden yazıp da kitaplaştırıp Yeni Nesiller’in önüne koymaz? Bu bildiklerini mezara mı götürecekler?! Yazık değil mi? Günah değil mi? Neden yapmıyorlar biliyor musunuz? Çünkü bu çileli bir iş, yıllarca emek vermek gerekir! Yani bu işi yapacak adamın “hafiften deli” olması da yetmez “zır deli” olması gerekir! O delinin adı da belli: Yatağanbaba… Evet deliliktir bu! Fakat çok mübarek bir delilik… Yaşım 39 olmasına rağmen halâ bu tempoyla çalışabilmem de zaten bu “delikanlılığımdan” geliyor… Biz o emeği verdik, o çileyi çektik ve de Cem Karaca’yı anlamak isteyenlerin önüne eşsiz bir kaynak koydukŞarkı sözlerine gömüldük, araştırdık, kafa yorduk, yorumladık…

 

Ben güzel Allahım’a, bu kitabımı yayınlamadan canımı almadığı için şükrediyorum. Çünkü ben bu kitabımda da “akıntıya kürek çekme”nin onurunu yaşıyor ve de akıntıya kürek çekenlerin çoğalarak yanlış gidişatı durduracağına olan inancımı koruyorum…

 

 

> CEM KARACA’NIN SİSTEM’E KAFA TUTTUĞU GİBİ, BİZ DE

AKINTIYA KÜREK ÇEKİYOR, GİRDABA KAFA TUTUYORUZ!

 

“Dolarken Ceplerim Dolsun, Nasıl Dolarsa Dolsun” Mantığı ve de “Korkunç ve Hızlı Tüketim” Çılgınlığı Girdabı’nda başınız döndüyse, bu kitabımız tam anlamıyla bir “can simiti”dir…

 

Size; “Nöbetçi’nin Türküsü”, “Rap Rap”, “Money Money”, “Tamirci Çırağı”, “Vazgeçtik Cennet Yolu’ndan”, “Kahya Yahya”, “Karabağ” ve diğer Cem Karaca Şarkıları’ndan oluşan Can Simitleri’ni atıyorum. Tuttunuz tuttunuz ve de o girdaptan kurtuldunuz, tutmazsanız, paşa keyfiniz bilir, dönün durun o “Reitingperestlerin”, “Dolarken Ceplerim Dolsun Nasıl Dolarsa Dolsun” ve de “Tüketim Çılgınlığı” Girdabı’nda… Uğunduğunuz ve şuurunuzu yitirdiğiniz o Ölüm Girdabı’nda dönmeye kaldığınız yerden devam edebilirsiniz… Biz can sitimtlerimizi attık. O girdaptan Yeni Nesiller’den 1 kişiyi bile kurtarabilirsek, bunu büyük başarı ve kâr olarak görüyoruz.

 

Bu Lanet Girdap’ta boğulmak istemeyenlere; bütün zorluklarına rağmen yıllarımızı vererek yayınlamayı başardığımız ve altına imzamızı attığımız “Allah Hepinize Böyle Dönekliği Nasip Etsin” adlı Cem Karaca Kitabımız’ı ve henüz Türkiye dağıtımı henüz yapılmamasına rağmen http://cemkaraca-nasip.tr.gg internet sitesinden Türkiye ve Dünya’nın her tarafından sipariş verebileceğinizi müjdeliyor, kitabın 1.000 adetlik ilk baskısının ilk 100 kitabına sponsor olan B.A.R.K Müzik Grubu’na teşekkür ediyor, Yazar Yatağanbaba olarak Rahmetli Sanatçımız Cem Karaca’yı –hakkında yazdığım kitabımla beraber- vefatının 6.yılında da saygıyla ve rahmetle anıyorum…

.

 



 
  12.09.2008'den beri 6589 ziyaretçi (11486 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=